(ANKARA) - Türkiye Komünist Partisi (TKP) tarafından Ankara'da "Çalınan Cumhuriyeti Geri Alacağız" sloganıyla yürüyüş düzenlendi. TKP Ankara İl Başkanı Banu Ünver, "Bugün eşitlik, laiklik, bağımsızlık için mücadele günüdür. İnsanca bir yaşam; bağımsız, egemen bir ülke için, aydınlık bir geleceğimizin olması ve çocuklarımızın yüzünün gülmesi için yaşasın Cumhuriyet" dedi.TKP, Kolej'den Sakarya Caddesi'ne "Çalınan Cumhuriyeti Geri Alacağız" sloganıyla yürüyüş düzenledi.
Partililer, "Kahrolsun saltanat, yaşasın Cumhuriyet", "Cumhuriyet bizim, yaşasın sosyalizm", "Bu ülke, bu halk satılık değil", "Yaşasın emeğin cumhuriyeti", "Emekçiler, gençler, yurtseverler burada", "Foncular halka cevap verecek", "Boyun eğme, bu düzenden hesap sor" sloganları attı.TKP Ankara İl Başkanı Banu Ünver, yürüyüşün tamamandığı Sakarya Caddesi'nde basın açıklaması yaptı.Cumhuriyetin kuruluşunun 103.
yıl dönümünde "Çalınan Cumhuriyet'i geri alacağız" diye yürüdüklerini belirten Ünver, şöyle devam etti: "Bugün Cumhuriyet çaldılar, bütün değerlerini; bağımsızlığı, egemenliği, halkçılığı, kamuculuğu, laikliği ortadan kaldırdılar. Geriye büyük bir yıkım, karanlığa doğru sürüklenen bir ülke kaldı. Kim bunun sorumlusu? Kim çaldı Cumhuriyet'i bu ülkede?
"CUMHURYET'İ ÇALAN BU ASALAK
SINIF"Bugün bu ülkeyi tümüyle yabancılaşmış, kendi çıkarları bu ülkenin emekçilerinin, bizlerin insanlık dışı koşullarda yaşamasıyla özdeşleşmiş ve bu ülkenin bütün zenginliklerinin, kaynaklarının üzerine çöken asalak sermaye sınıfı bunun tüm sorumlusu. Halkın çıkarları için değil, kendi karları için yürütülen bir ülke, böyle bir yönetim ister.
İşte bu nedenle bu asalak sınıftır Cumhuriyet'i çalan, bütün bu değerleri ortadan kaldıran. Bugün cumhuriyete yapılan en ağır saldırı belki AKP'li yıllarla oldu, bunu biliyoruz ama cumhuriyetin tasfiyesi AKP ile birlikte başlamadı, çok daha öncesine dayanıyor. Aslında sermaye egemenliğiyle birlikte başlayan bir tasfiye süreci var.
Burada belki en önemli süreçlerden bir tanesi 12 Eylül'dür. Yine aynı şey var burada; uluslararası tekellerin, sermaye sınıfının çıkarları var. 12 Eylül'le başlayan karşı devrimci sürecin en temel özellikleri; Amerikancılık, gericilik, işçi düşmanlığı, özelleştirmecilik...
İşte bugün cumhuriyet düşmanlığı böyle yükseldi. Nihayetinde bugün sermaye sınıfının çıkarlarıyla AKP'nin gerici, işbirlikçi, piyasacı karakteri örtüştü ve bugünlere geldik, bu yaşadığımız karanlığa geldik."ÇÜRÜMENİN
ESİR ALDIĞI BİR ÜLKEDE
YAŞIYORUZ"Bugün cumhuriyetin yıkılmasıyla, çalınmasıyla birlikte bu ülkede çok ağır bir gericilik var. Gericiliğin, tarikatların, çok büyük bir çürümenin esir aldığı bir ülkede yaşıyoruz. Bu çürümenin boyutları öyle ki egemenlerden siyasi iktidardan başlayarak tüm topluma yayılmış durumda.
Bu ülkede toplum aslında birbirine düşmanlaşmış durumda. Dinsel, etnik kimliklerle birbirine düşmanlaşmış, bağımlılıkla, gericilikle teslim alınmış bir halktan bahsediyoruz bu çürümeyle birlikte. Bu ülkede bütün yaşam alanlarımız sermaye sınıfının çıkarları için düzenlendiğinden, her gün iş cinayetlerinde, depremlerde, sellerde yurttaşlarımızı yitiriyoruz.
Cumhuriyet düşmanlarının gerici karakteri, kadın düşmanlığı yüzünden her gün kadın cinayetlerinde kadınlar ölüyor bu ülkede. Bu ülkede cumhuriyeti çaldılar ve bunun içinde yaşıyoruz. ve yine sermaye sınıfının yeni Osmanlıcı hayalleri ve ABD'nin, İsrail'in, Avrupa'nın doğrultusunda bu ülkenin ötesinde sınır ötesinde maceraya sürükleniyor bu ülke, savaşın eşiğine getiriliyor.Bugün ABD ve İsrail'in bölgedeki çıkarları için Suudi Arabistan ve Pakistan'la Mekke İttifakı'na girip Yemen'e karşı bir savaşın eşiğine gelen bu ülkeyi böyle bir savaşa doğru sürükleyen bir siyasi iktidar var.
Cumhuriyet'i çalanlar bu yıkıntından bir yeni Osmanlıcı proje çıkarmaya çalışıyorlar. Ortaya çıkan büyük bir yıkımdır. Bu yıkıntının altında halkımız kalacak ve yine semiren holdingler, bu asalak patronlar olacak dostlar."BU
ÜLKENİN CUMHURİYETÇİLERİ
VAR"İçinde yaşadığımız bu ağır koşulların, bu karanlığın tek nedeni Cumhuriyet'in çalınması ve cumhuriyeti çalan bu asalak patronlar ve onların siyasi temsilcileri. Cumhuriyet'i çaldılar, cumhuriyet yıkıldı ve karşı devrim galip geldi ama başka bir şey var: Bu ülkenin Cumhuriyetçileri, yurtseverleri, onurlu yurttaşları var.
Bu ülkedeki bütün değerleri, bütün zenginlikleri alın teriyle yaratan ve bu ülkenin gerçek sahipleri, emekçileri var, biz varız.Bugün biz ne yapacağız? En başta karşımızda kimler var bunu bileceğiz. Bu asalak patronlardan ve emperyalist merkezlerden ve bunları temsil eden düzen partilerinden medet ummayacağız.
Sahte cumhuriyetçilikleriyle cumhuriyet reklamlarına milyonlar saçan ve bizim gözümüzü böyle boyamaya çalışan bu patron sınıfının esas cumhuriyet düşmanı olduğunu asla unutmayacağız. Patronlar iktidarda olduğu sürece bu ülkede cumhuriyet olmaz, olamaz. Bu düzen partilerine, ülkemizi de, geleceğimizi de teslim etmeyeceğiz."AYDIN
BİR GELECEĞİMİZİN OLMASI İÇİN YAŞASIN
CUMHURİYET"Bugün elimizde avucumuzda ne varsa üzerine çökmüş olan, ülkeyi bir yangın yerine ve yaşamlarımızı cehenneme çevirmiş olan bu asalak patronlardan da onların siyasi temsilcilerinden de kurtulacağız dostlar. Bu ülkenin emekçileri bu mücadeleye omuz verecek. Emekçilerin cumhuriyeti, bu ülkedeki bütün değerleri ortaya çıkaran ve bu ülkenin gerçek sahipleri olanların elleriyle kurulacak.
Bugün bu iradeyle Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet'in kuruluşunda emek veren bütün kahramanları ve bu kavganın ve mücadelenin ve kuruluşun önderi olan Mustafa Kemal Atatürk'e selam olsun. Bugün 29 Ekim ve ortada kutlanacak bir şey bulunmuyor, konuştuk. Bugün eşitlik, laiklik, bağımsızlık için mücadele günüdür.
İnsanca bir yaşam, bağımsız egemen bir ülke için, aydınlık bir geleceğimizin olması ve çocuklarımızın yüzünün gülmesi için yaşasın Cumhuriyet!"


