(TBMM) - "Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi"nin birinci kısmında bulunan ilk 5 madde, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi. DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Dilan Kunt Ayan, yatırım fonlarına birikimlerini aktaran kişilerin emekli ikramiyelerini, kıdem tazminatlarını ve düğün altınlarını kaybetme tehlikesiyle yüz yüze olduğunu söyleyerek iktidara, "Bu fonları listeleyen siz, bu fonların reklamını yapan siz, çanak çömlek patlayınca sorumluluk almayan yine siz" sözleriyle tepki gösterdi.
TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl'ün yönettiği TBMM Genel Kurulu toplantısında, "Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi"nin birinci kısmındaki 1-5'inci maddeler ele alındı. AYAN, "1
MİLYON LİRA ÖDENECEK" İDDİASINA İTİRAZ ETTİ
Teklifin dördüncü maddesi hakkında verilen önerge dolayısıyla kürsüye çıkan DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Dilan Kunt Ayan, yaklaşık yarım milyon kişinin fonlara yatırım yaptığını ifade ederek mağdur olanların çoğunun, ekonomik kriz koşullarında tasarruflarını enflasyondan korumaya uğraşan yurttaşlardan oluştuğunu dile getirdi.
Mağdurların kendilerine ulaştırdığı sıkıntıları aktaran Ayan, şunları söyledi: "Bakın, bizlere onlarca telefon geliyor. Kimi diyor ki, 'Emekli ikramiyemi buraya yatırdım.' Kimi diyor ki, 'Kıdem tazminatımı yatırdım.' Kimi diyor ki, 'Düğünden altınlarım gelmişti, buraya yatırdım, enflasyon karşısında erimesin, iki kuruş elime geçsin diye.' Fakat bir ömür boyunca bu biriktirdikleri parayı geleceğin güvencesi altına saklamak için koyan kişilerin karşısına neyle çıkıyorsunuz şimdi?
Pul ettiğiniz yasayla çıkıyorsunuz." Kendisini telefonla arayan genç bir kadın mağdurun, annesinin 35 yıllık emekli ikramiyesini fona aktardıklarını anlattığını kaydeden Ayan, kadının ev satın alabilmek için tasarruflarını değerlendirmeyi hedeflediklerini söylediğini belirtti. Ayan'ın aktardığına göre mağdur kadın, bir yakınlarının fonu tavsiye ederken bakanların ve milletvekillerinin de bu fona para yatırdığını, fonla ilgili reklam ve haberlerin TRT'de yayımlandığını dile getirdi.
Kadının "Biz de güvendik, buna güvenmeyeceğiz de neye güveneceğiz dedik, bu fona yatırdık. Peki, ne olacak şimdi halimiz?" ifadelerini aktaran Ayan, teklifi hazırlayanlara "Ne olacak mesela bu kadının durumu? Bu mağduriyetleri nasıl gidereceksiniz?" diye sordu.
Teklif sayesinde mağduriyetlerin ortadan kaldırılacağı ve sorumluların hesap vermesinin sağlanacağı izlenimi yaratıldığını ileri süren Ayan, düzenlemenin beklentilere yanıt vermeyeceğini dile getirdi. Dördüncü maddeyi değerlendiren Ayan, şu ifadeleri kullandı: "Basında, sosyal medyada, her yerde dediler ki, '1 milyon ödenecek.' Bu bilgiyi yaydılar.
Sonra bakıyoruz, ortada 1 milyon bile yok. Bakın, ne var biliyor musunuz 4'üncü maddede? Yatırımcılara deniyor ki, '1 milyona kadar öderiz ama kasada para olursa öderiz'".
Fonlardan gelir sağlayanlar için getirilen iade hükmünün gönüllülüğe dayandığını vurgulayan Ayan, yurttaşlara borçları yüzünden icra işlemleri uygulandığını, elektrik faturası ödenmediğinde bile haciz yoluna gidildiğini hatırlatarak fonlardaki paraların tahsilinde aynı yola neden başvurulmadığını sordu. Ayan, konuşmasında şu sözlere yer verdi: "Kredi kartı borcu için cebri icra yapan zihniyet ve sistem, yine elektrik faturasını ödemediği için trafosunu kaldıran, haczeden sistem, böyle bir hukuk sisteminde pardon da fon hırsızlarının indiragandi etmiş olduğu paralara neden cebri icra yapmıyor da 'Eğer isterseniz iade edin' diyor?
Yani öyle anlattıkları gibi '1 milyon para ödenecek, yok efendim, bunlar hesaplara yatırılacak, mağduriyetler giderilecek' külliyen yalan ve hikayeden ibaret."
"BU FONLARI LİSTELEYEN SİZ, REKLAMINI YAPAN SİZ" ELEŞTİRİSİ
Fonlarda ortaya çıkan krizin sorumluluğunu AK Parti iktidarına yükleyen Ayan, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) yatırımcıları suçlayan tutumuna da tepki göstererek şunları dile getirdi: "Bu yaşananların tamamı bu AKP iktidarının ürünüdür, başka da açıklaması yok. Bakın, SPK, yahu, siz bu ülkenin en köklü ve prestijli kurumuydunuz ya, şimdi ne diyorsunuz biliyor musunuz?
Sanki bu insanlar at yarışı oynamış, sanki horoz dövüştürmüş, sanki tombala çekmiş gibi diyorsunuz ki, 'Vay efendim, bu fonlara bu paraları niye yatırdınız? 1'e 10 veren fonlara niye paralar yatırdınız?' diye bir de utanmadan, sıkılmadan bu insanları suçluyorsunuz. Bu fonları listeleyen siz, bu fonların reklamını yapan siz, çanak çömlek patlayınca sorumluluk almayan yine siz."
KISACIK'TAN "TAKASIN KESİNLİĞİ" İLKESİ VURGUSU
Yeni Yol Grubu adına kürsüye gelen Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, düzenleme kapsamında paraları bloke edilen yatırımcıların alacaklarının iptal edilmesine tepki gösterdi. Kısacık, tepkisini "Bir gece yarısı operasyonuyla para blokelilerin alacaklarını, Sermaye Piyasası Kanunu 79'uncu maddeye göre alacaklarını iptal etmek bu yüce Meclis'in itibarına hiç yakışmıyor" sözleriyle dile getirdi.
Fonlarla ilgili yaşananları gün gün, tarih sırasıyla aktaran Kısacık, 14 Eylül 2026 tarihinde herhangi bir fonun temerrüde düştüğüne dair duyuru yapılmadığını, o gün Tera'nın Pusula'yı satın aldığını açıkladığını ifade etti. Pusula'daki para piyasası fonunu elden çıkarmak isteyen bir yatırımcının, 14 Eylül günü saat 11.07'de satış talimatı verdiğini anlatan Kısacık, yatırım şirketinin talimatı aldığını ve işlemin TEFAS'ta eşleştiğini kaydetti.
Söz konusu yatırımcıya parasının ödenmediğini söyleyen Kısacık, durumu şu sözlerle anlattı: "14 Eylül'de satmış, parasını bekliyor. 14.00 olmuş, yok; 15.00 olmuş, yok; saat 16.00 olmuş, yok; saat 17.00 olmuş, yok; saat 18.00 olmuş, yok; akşam olmuş; Pusula diyor ki, 'Ben temerrüt açıkladım.' Adam sattığında sen temerrüt açıklamış mısın kardeşim?
Yok". Tera'nın fonunda 16 Eylül günü meydana gelen gelişmeleri de aktaran Kısacık, para piyasası fonlarında ödemenin aynı gün yapılmasının esas olduğunu vurguladı. Satış talimatının yatırımcı tarafından verildiği anda temerrüde ilişkin bir duyuru bulunmadığını kaydeden Kısacık, "Yatırımcının suçu var mı?
Yok. Yatırımcı bunu sattığı zaman Tera temerrüt açıklamış mı? Hayır" ifadelerini kullandı.
Sermaye Piyasası Kanunu'nun 79'uncu maddesine atıfta bulunan Kısacık, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kanun diyor ki, 'Sermaye piyasası araçlarının takas talimat ve işlemleri ile ödeme işlemleri, merkezi takas kuruluşlarının üyelerinin faaliyetlerinin geçici ya da sürekli olarak durdurulması, idari ve adli merciler nezdinde tasfiye işlemlerine başlanması durumu da dahil olmak üzere, geri alınamaz ve iptal edilemez.' Buna takasın kesinliği denir." Takasın kesinliğinin, sermaye piyasaları konusunda verilen eğitimlerde anlatılan temel ilkelerden biri olduğuna işaret eden Kısacık, "SPK sınavlarına giren herkes bunu bilir kardeşim.
Yıllarca hocalar bunu anlattı, yıllarca bu ülkede üniversitede takasın kesinliği anlatıldı. Şimdi biz bu Meclis'te bunu tartışıyoruz. Yazıklar olsun" diye konuştu.
ÖZTÜRK'TEN "HUKUK HERKESE EŞİT Mİ İŞLİYOR?" SORUSU İYİ
Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk ise fonlara ilişkin düzenlemeye denetim ve hukuk önünde eşitlik yönlerinden itiraz etti. Bir berberde kredi kartıyla ödeme gerçekleştirilemediği için IBAN üzerinden havale yapıldığını ve bunun ardından vergi dairesinin esnaftan savunma talep ettiğini aktaran Öztürk, denetim sisteminin küçük tutarlı işlemlerde bile harekete geçtiğini belirtti.
Fonlarda yaşanan kriz sırasında binlerce yatırımcının tasarruflarının eridiğini, milyarlarca liralık işlemlerle olağan dışı kazançların gündeme taşındığını söyleyen Öztürk, "Hukuk herkese eşit mi işliyor, AK Parti'ye yakın olanlara başka, millete bambaşka bir hukuk sistemi mi var ülkemizde? Yine çok acı ama bunu da ibretle izliyoruz" ifadelerini kullandı.
Öztürk, teklifin belirli fonların tasfiye edilmesini ve hukuka aykırı yollarla sağlanan değerlerin geri alınmasını hedeflediğini anlatarak şunları söyledi: "Ancak bu bütün yatırımcıların parasının ödeneceği veya kişi başına 1 milyon liranın garanti olduğu anlamına gelmiyor; ara ödeme, fonun tasfiye varlığına, yatırımcının hesaplanan net yatırımına ve kurulun belirleyeceği koşullara bağlı".
Yatırımcılara doğru ve açık bilgi verilmesinin önemini vurgulayan Öztürk, "Ödeme miktarı, zamanı ve şartları belirsiz bırakılırsa mağduriyetler azalmaz, aksine büyür" sözleriyle uyarıda bulundu. Düzenlemenin kapsamının yalnızca belirlenen fonlarla sınırlı olduğunu ifade eden Öztürk, ileride ortaya çıkabilecek benzer krizler için genel nitelikli ve kalıcı bir koruma mekanizması kurulmadığını dile getirdi.
TEKLİFİN BİRİNCİ KISMINDAKİ MADDELER ONAYLANDI
Kanun teklifinin birinci bölümünü oluşturan 1-5'inci maddelerin kabul edilmesinden sonra TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl, gündemde görüşülecek başka iş kalmaması nedeniyle, alınan karar doğrultusunda kanun tekliflerini ve komisyonlardan gelen diğer işleri sırasıyla ele almak amacıyla saat 14.00'te yeniden toplanılmak üzere birleşimi sona erdirdi.
